ARA
Sayfayı Kaydırın

Mutluluğun Bilimsel Formülü: Evcil Hayvanlar

Stresli bir günün ardından eve geliyorsunuz ve kapıyı açmanıza kalmadan eve gelmenizi sabırsızlıkla bekleyen bir sevgi yumağı üzerinize atlıyor. Günün yorgunluğu, trafikte yaşadığınız tartışma, sabahtan beri cevap gelmeyen mesaj, ödemeyi unuttuğunuz fatura, hepsi bir anda tüylü dostunuzun sevgisinde eriyip kayboluyor.

Araştırmalar evcil hayvan sahiplerinin, evcil hayvanı olmayan kişilere göre daha mutlu, sağlıklı ve daha az kaygılı olduğu ve daha fazla mutluluk homonu (serotonin) salgıladığını gösteriyor. Hayvan sahiplerinin deneyimleri ve hayat tarzları da bu bilimsel bulguları desteklercesine mutluluğun formülünün evcil hayvan sahibi olmaktan geçtiğini gösteriyor.

Sorumlulukla Gelen Düzenli Hayat

Karşılıksız sevgi her şeye değse de, evcil hayvan bakımının zorlukları yok değil. Hayvanın temizliği, ihtiyaçları, hastalıkları gibi zorlukları avantaja çeviren hayvan sahipleri bu sorumluluklarla gelen düzenli hayatın tadını çıkarıyor. Yürüyüşler, düzenli uyku ve eve geliş gidiş saatlerinin sabitliği kişinin daha sağlıklı alışkanlıklar edinmesini sağlıyor. Psikolojik rahatsızlıklarda tedavi olarak neden evcil hayvan edinilmesi önerildiği de açık; karşılıksız sevgiyle ve düzenli hayatla bireyler daha özgüvenli oluyor. Hayvan dostlarımız, günümüzün en yaygın rahatsızlıklarından kaygı bozukluğu için de etkili bir terapi yöntemi. Araştırmalar hayvan sahiplerinin stresle daha kolay başa çıkabildiğini gösteriyor. Hayvanlarla etkileşime geçmek insan vücudundaki kan basıncını düşürüyor ve dengeliyor. Kedi ve köpek yerine kuş ve balık gibi etkileşime geçişin zor olduğu hayvanları izlemek de tansiyonu dengelemeye yetiyor. Araştırmalar, insanların %97’sinin aslında farkında olmadan evcil hayvanlarıyla iletişim kurduklarını gösteriyor. Empati duygusu gelişen hayvan sahiplerinin gün içindeki insanlarla olan iletişimleri de daha olumlu oluyor.

Satın Almayın, Sahiplenin

Evcil hayvan sahibi olmak oldukça keyifli bir süreç olsa da birçok sorumluluğu beraberinde getirdiğinden kimileri zaman içinde bu tempoya ayak uydurmakta zorlandığı için bir hevesle edindiği dostundan vazgeçiyor. Kulaktan dolma bilgilerle bu hayvanların sokaklarda yaşayabileceği yanılgısına düşerek, ev ortamında yetişmiş bir hayvanı, hiç alışık olmadığı bir ortama terk edebiliyor. Unutmayın ki bu sevimli canlıları hayatınıza almak demek ortalama 10-15 senelik bir birlikteliğe imza atıyor olmak demek. Yeni dostunuzun bu yıllar boyunca sizinle yaşayacağını göz önünde bulundurmalı ve gelecek planlarınızı bu öngörüyle yapmalısınız. Her anınızı paylaşacağınız dostunuzu petshop'lar yerine barınaklardan, sahiplendirme site ve kulüplerinden herhangi bir bedel ödemeden alabilirsiniz. Araştırmaların gösterdiği gibi hayvan sahiplenmek insanları nasıl mutlu ediyorsa, bir sahibe ve sıcak bir yuvaya kavuşan hayvanları da bir o kadar mutlu ediyor!

Mutlu Dostlar, Mutlu Çocuklar

Çocukların evcil bir hayvanla büyümesi kişisel gelişimlerine oldukça olumlu etki ediyor. İnsandan farklı canlıları tanıyarak büyüyen çocuklar, çevrelerine daha saygılı oluyor, sokaktaki canlılardan korkmadan büyüyor. Karşılıksız sevgiyi, merhameti ve paylaşmayı hayvan dostlarıyla daha iyi gözlemleyen çocuklar, daha özgüvenli ve iletişimi güçlü bireyler olarak yetişiyorlar.