ARA
Sayfayı Kaydırın

Gezegenin Geleceği: Yenilenebilir Enerji

Doğal enerji kaynakları büyük bir hızla tükenmeye devam ederken, dünya nüfusu da tarihte görülmemiş bir hızla artmaya devam ediyor. Bir diğer deyişle, yakın gelecekte dünyada büyük bir enerji açığı doğacak. Günümüzde enerji ihtiyacımızın %75’ini kömür, petrol ve doğalgaz gibi oluşmaları çok uzun yıllar alan fosil yakıtlardan sağlarken, pek çok ülke rüzgâr, güneş ve suyun enerjisini temiz, sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dönüştürmek için büyük atılımlar yapıyor. Yenilenebilir enerji teknolojilerine yapılan global yatırım 2004’de 45 milyar dolarken, on yıl sonra katlanarak 270 milyar doları bulmuş durumda.

Fosil yakıtlar, doğada sınırlı miktarda bulunmalarının yanı sıra, atmosfere yüksek miktarda zehirli gaz salarak gezenin hızla ısınmasına sebep oluyor. Bu da önümüzdeki 100-150 yılda atmosfer sıcaklığında en iyi ihtimalle 2.4°C, en kötü ihtimalle ölümcül olacak 5°C’lik bir artış anlamına geliyor. Peki, fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı nasıl azaltabiliriz? Cevap, yenilenebilir enerji teknolojilerinde saklı.

Yenilenebilir Enerji’nin Faydaları

2012 – 2015 yılları arasında hidroelektrik, rüzgar tribünü, güneş enerjisi panelleri, jeotermal enerji ve biyokütle gibi yenilenebilir enerji teknolojileri kullanılarak yaklaşık 5 milyon Gigawatt saat enerji üretildiği tahmin ediliyor. Yalnızca güneş panellerinde üretilen her 1 Kilowatt enerjinin 643 kg. kömür kullanımını ortadan kaldırdığı ve fosil yakıtlardan ortaya çıkabilecek 1135 litre karbondioksit salınımını engellediği düşünülürse, yenilenebilir enerji kapasitesini artırmak, enerjinin ve gezegenimizin geleceği için büyük bir önem taşıyor. Aynı şekilde, rüzgar tribünlerinde üretilen temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir 1 Megawatt enerji, yaklaşık 300 evin günlük elektrik ihtiyacını giderebildiği gibi, 300 evi ısıtmak ve aydınlatmak için kullanılabilecek fosil yakıtların zararlı etkilerini ortadan kaldırıyor.

Kapasite Meselesi

Ne yazık ki, dünya üzerinde kurulu yenilenebilir enerji kaynaklarını tam kapasite kullanamıyoruz. Örneğin, dünya üzerinde gezegenin yıllık enerji ihtiyacının 4 katını üretebilecek bir hidroelektrik santral kapasitesi bulunurken, yıllık ihtiyacın yalnızca %4’ü bu santrallerde üretilmekte. Teknik bilgi eksikliği, dünyanın çeşitli yerlerinde görülen teknoloji eşitsizliği ve var olan sistemlerin yenilenebilir enerjiye tamamen uyumlu hale getirilmemiş olması gibi çeşitli nedenler üretimi etkiliyor. Fakat doğada kömür ve petrol kaynaklarının yalnızca %25’i, doğalgaz rezervlerinin de %6’lık küçük bir kısmı kaldığı düşünülürse, yakın gelecekte yenilenebilir enerjiye rağbet artacağa benziyor.

Türkiye’de Yenilenebilir Enerji

Jeotermal, hidroelektrik ve güneş enerjisi üretimi kapasitesi bakımından dünyanın ilk 5’inde yer alan Türkiye, gerçek üretim bakımından 20. sıraya kadar düşüyor. 2015 yılı sonu itibariyle Türkiye’nin toplam enerji ihtiyacının %35’i yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Türkiye’nin sahip olduğu bu kaynaklar geliştirilerek hem iklim değişimine yol açan zararlı etkilerin önüne geçilmesi hem de 2050’ye kadar fosil yakıtlara olan bağlılığın tamamen önüne geçilmesi ön görülüyor.