ARA
Sayfayı Kaydırın

Geçmişe Gizemli Yolculuk: Likya Yolu

Likya yaklaşık olarak M.Ö. 1450 ila 350 yılları arasında günümüzde Fethiye ve Antalya arasında uzanan bölgede yaşamış bir uygarlık. Tarihi boyunca Roma İmparatorluğu’ndan Büyük İskender’in Makedonya İmparatorluğu’na kadar pek çok kültürle etkileşimi olan Likyalılar, deprem, salgın hastalıklar ve diğer toplumların istilası sonucu yok olsalar da arkalarında görülmeye değer eserler bıraktılar. Bu eserleri yakından görmek isteyen tutkunlar da Likya Yolu üzerinde büyüleyici bir yolculuğa çıkıyorlar! Her ne kadar parkuru tamamlamak için tavsiye edilen süre 21 gün olsa da siz kendi rotanızı çizebilirsiniz.

Dünyanın En İyi 10 Parkurundan Biri

Türkiye’nin ilk uzun mesafe yürüyüş rotalarından biri olan Likya Yolu 5 farklı parkurdan oluşurken dünyanın en iyi 10 uzun mesafe rotasından biri olma özelliğini taşıyor. 2015 yılında Çıtdibi ve Geyikbayırı parkurlarının eklenmesiyle birlikte 509 km’den 535 km’ye çıkan yol, Fethiye’den Antalya’ya kadar uzanıyor ve Teke Yarımadası’nda tamamı işaretlenip haritalanmış patikalardan oluşuyor. Parkurların tüm bakım çalışmaları gönüllüler tarafından yapılarak her yıl yerli ve yabancı pek çok doğa yürüyüşü tutkununun Akdeniz kültürünü tanımanın yanı sıra tarihe gizemli bir yolculuk yapmaları sağlanıyor.

Parkurlar Üzerindeki Tarihi Şehirler

Yürüyüş boyunca görülebilen antik şehirlerden bazıları yamaçlara oyulmuş kaya mezarlarıyla ünlü Pınara; Roma Hamamı, caretta caretta kaplumbağalarının yavrulamak için geldiği koyu, su altında kalmış tarihi eserleriyle sit alanı statüsünde olan Olympos; Noel Baba olarak da bilinen Aziz Nicholas’ın piskoposluğunu yaptığı Myra ve Likya’ya başkentlik yapmış Limyra ve Xanthos’dur.

Görülmesi Gereken Eserler

Likya Yolu üzerinde seyahat eden herkesin listesinin en üstünde şüphesiz Gelidonya Feneri yer alır. Ayrıca Pydnai antik şehrinin günümüze kadar gelmiş şehir surları ve Xanthos’un kaya ve lahit mezarları, Likya kültürüne özgü dikme mezar anıtları, amfi tiyatro ve erken Hristiyanlık dönemine ait kilisesi de fazlaca turist çeken eserler arasında. Likya Yolu boyunca antik kalıntıların yanı sıra çok az insanın yaşadığı Akdeniz köy ve kasabalarındaki yerel halkla da muhteşem anlar geçirebilirsiniz.

Yola çıkmadan Likya Yolu’nun resmi web sitesi ve gönüllü rehberlerce hazırlanan Likya Yolu rehberine mutlaka göz atmalısınız!