ARA
Sayfayı Kaydırın

Alternatif Tarih: Ya 2. Dünya Savaşı Olmasaydı?

Tarihi ve fantastik kurguyu bir araya getiren bir edebiyat türü saklandığı gizli dünyadan çıkıyor. “Alternatif tarih” olarak bilinen bu tür, tarihin belirli dönemlerinde gerçekleşen olaylara karşın “Ya öyle olmasaydı?” sorusundan yola çıkarak alternatif hikayeler ortaya koyuyor.

Alışkanlık yaratması muhtemel bu türün, popüler kültürün bir parçası haline gelmeye başladığını söylemek mümkün. Zira Philip K. Dick’in aynı adlı kitabından uyarlanan Yüksek Kaledeki Adam (The Man in the High Castle ) ve Crossbones dizilerinin televizyonda; Soysuzlar Çetesi (Inglorious Bastards ) ve X-Men: Geçmiş Günler Gelecek (Days of Future Past ) gibi filmlerin de beyaz perdede ortaya koydukları başarı bunun en açık göstergesi.

Ya öyle olmasaydı?


Alternatif tarih türünün ilk örneğine milattan önce, yazar Titus Livius’un “Ya Büyük İskender Makedonya Krallığı’nın sınırlarını Doğu yerine Batı’ya doğru genişletmiş olsaydı?” sorusu üzerine kurguladığı eserinde rastlıyoruz. Joanot Martorell tarafından kaleme alınmış benzer bir metin ise İstanbul ‘un başarıyla savunularak Osmanlılar’ın geri püskürtüldüğü konusunu işler. Bu dönemin eserleri çoğunlukla Avrupa’nın politik, dini ve sosyal travmalar yaşamasına sebep olan konular üzerinden şekillenir.

Bu alanda daha modern örnekler ise Napolyon’un Waterloo’da yenilmeyerek Rusya’yı fethetmesini, Nazi Almanyası’nın 2. Dünya Savaşı’ndan galip çıkarak Hitler’in bir dünya lideri haline gelmesini ve Avrupalılar’ın Kuzey Amerika’yı hiç keşfetmediklerini anlatan hikayelerdir.

Kelebek etkisi

Söz konusu alternatif tarih olduğunda sık rastlanan bir diğer motif ise kült Geleceğe Dönüş (Back to the Future ) filminden aşina olduğumuz, bazı yazarların geçmişte yaşanmış bir olayı değiştirerek günümüzde daha köklü değişiklikler yapmayı sağladığı zamanda yolculuklardır. Mesela, Ward Moore’un Jübileyi Geri Getir (Bring Back the Jubilee ) adlı kitabının başkahramanı Amerikan İç Savaşı sonunda Konfederasyon’un kazandığı ve köleliğin yaygınlaştığı bir zamanda yaşar ve zamanda yolculuk yaparak Birleşik Devletler’in kazanmasını sağlar. Stephen Fry’ın Tarih Yazmak (Making History ) kitabında ise kahraman geçmişe giderek Adolf Hitler’in doğmasını önler ve tarihin en büyük acılarından birini engeller. Buraya kadar oldukça ilginizi çektiğini düşündüğümüz bu türün örneklerinin hızla arttığını söylemek mümkün. Hal böyle olunca çok yakında hem kitapçıların raflarında hem de sinema salonlarında yeni ve etkileyici eserlerle karşılaşmaya kendinizi hazırlayın.