ARA
Sayfayı Kaydırın

6 Adımda Trenle Köşe Bucak Fransa Turu!

Aylardır yolunu gözlediğiniz yıllık izniniz nihayet yaklaşıyor. Yurt dışına çıkıp yeni yerler görmek istiyorsunuz ama uçak biletleri oldukça pahalı ve döviz kurlarının bu kadar yükselmesi de işinizi zorlaştırıyor. Üzülmeyin, Avrupalıların çoğunlukla tercih ettiği tren yolculuğu hem daha hesaplı hem daha eğlenceli!

Diyelim ki Fransa’ya gitmeye karar verdiniz. İşte Fransa’nın ünlü şehirlerinden muhteşem kırsalına her köşesini görmenizi sağlayacak, bir tren yolculuğu önerisi:

1. Paris

Hangimiz Paris’te Bir Gece, Paris, Seni Seviyorum ve DaVinci Şifresi’ni izledikten sonra Seine Nehri’nin kıyısında yürümek, Eyfel Kulesi’nin tepesinden şehri izlemek, Louvre Müzesi’nde sergilenen başyapıtları görmek veya Versay Sarayı’nın bahçelerinde kaybolmak istemedik? Yine de Fransa’da Paris’ten çok daha fazlası olduğunu unutmayın. Martin Scorsese’in Hugo’sunun geçtiği Montparnesse Garı’ndan Rennes yönüne giden bir trene atlayın ve Fransa’nın geri kalanını keşfetmek üzere Paris’i geride bırakın.

2. Mont St. Michel

Paris’ten Mont St. Michel’e ulaşmak Rennes aktarmasıyla 3 buçuk saat sürüyor. Normandiya kıyısında eskiden yalnızca sular çekildiğinde ulaşılabilen bu küçük adacık artık karaya bir köprüyle başlanmış durumda. Tarih boyunca Franklar’dan Vikingler’e farklı uygarlıkların yaşadığı adada bulunan manastır ve mimari görmeye değer. Mont St. Michel dönüşünde Rennes ve Paris’te aktarma yapmanız gerekse de üzülmeyin. Trenin penceresinden Paris metropol bölgesinin eski ve yeniyi bir araya getiren sokaklarını

3. Bordo

Yaklaşık 7 saat süren bir tren yolculuğu sonunda, Avrupa’nın şatolarıyla ünlü şehri Bordo’ya hoş geldiniz. Bordo’da gündüzlerinizi ister üzüm bağlarını gezerek çeşitli üzüm ve peynir türlerini tadabilir, ister bal rengi taşlarla inşa edilmiş binaların oluşturduğu şehir merkezini gezerek geçirebilirsiniz. St. Andre Katedrali, Bourse Sarayı ve Bordeaux Ulusal Opera Binası’nı görmeyi de unutmayın.

4. Marsilya

Bordo’dan 6 saatlik bir tren yolculuğu sonrasında Akdeniz kıyısında, Fransa’nın en büyük ikinci şehri olan Marsilya’ya ulaşıyorsunuz. Trenden iner inmez dikkatinizi Kuzey Fransa’dan büyük farklılıklar gösteren mimari çekecektir. Notre-Dame de la Garde Basilikası, antik Marsilya şehrinin kurulduğu yer olan eski limanı ve Le Panier olarak bilinen eski şehir merkezini görmeyi unutmayın. Marsilya, Kuzey Fransa’da bulamayacağınız harika kumsallara sahip. Hava güzelse kendinizi Akdeniz’in serin sularına bırakma keyfini kaçırmayın.

5. Nice

Fransız Riverası’nın incisi Nice, Marsilya’dan yalnızca 2 saat uzakta. Tertemiz suları ve beyaz kumsallarıyla bilinen bu bölge tarihi binaları gezdikten sonra biraz rahatlamanız için muhteşem bir seçenek. Genelde ılıman bir iklime sahip olan Nice tarih kokan katedrallerden Avrupa’nın en ünlü ressamlarının resimlerinin sergilendiği sanat galerilerine tipik bir Fransız kent. Muazzam sahilleri ve deniz kıyısında buluna kafe ve restoranlarıyla rahatlatıcı bir mola olanağı sunuyor.

6. Lyon

Marsilya’dan kısa bir aktarmayla gezinizin son noktası olan Lyon’a ulaşmış olursunuz. Tamamı UNESCO Dünya Mirası listesinde olan şehri gezerken Terreaux-Bartholdi Çeşmesi’ni, Bellecour Meydanı’nı ve Fourviére Katedrali’ni görmeyi unutmayın. Tatilinizin sonunda eve dönme zamanı geldiğinde Lyon–Saint-Exupéry Havalimanı’ndan İstanbul’a uçuşlar yaklaşık 3 saat sürüyor. Yol boyunca yorulmuş olsanız da hem tasarruf etmenin hem de muhteşem yerler görmenin mutluluğu içinizi dolduracak.